|
||||
|
|||||||

| Özel Konu Ve Duyurular | |||
![]() |
|||
| RadyoFinal |
Get the Flash Player to see this player.
|
| Tags: anne, cocuk, donemi, forumfinal, gelisimi, kadinca, kres, sohbet, yas |
| ||
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Yılın Editörü
![]() Üyelik tarihi: 1 Feb 2009
Mesajlar: 4.727
Konular: 2867
İtibar Gücü: 62
Rep Puanı: 1387
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yılın Editörü
![]() Üyelik tarihi: 1 Feb 2009
Mesajlar: 4.727
Konular: 2867
İtibar Gücü: 62
Rep Puanı: 1387
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Fiziksel gelişimi
4 yaşından itibaren çocukların boyları genellikle yılda 6 - 8 cm. arası uzar ve kilolarında da yılda 2 3 kiloluk bir artış olur. 3 yaşında çocukların dişlerinin hemen hepsi çıkar. 5.yaştan itibaren süt dişleri yerini kalıcı dişlere bırakır. Kız çocuklarını fizik gelişimi, daha çabuk olur; kız çocukları vücutlarını daha kolay kullanır ve el becerileri de hızlı gelişir. Hareket gelişimi Çocuğunuz 3 yaşından itibaren el ve parmaklarını koordine edebilir. Kendi kendine yemek yiyebilir, çatal ve kaşığı rahatlıkla kullanabilir. Bisiklete (3 tekerlikli) binebilir, kısa sürelerle tek ayak üzerinde dengede durabilir, rahatlıkla merdiven inip çıkabilir ve eşyaları ya da oyuncakları itip çekebilir. 4 yaşından itibaren çocuklar koşabilir, tek ayak üzerinde zıplayabilir, kalem - kağıt ve makas işlerine elleri yatkınlaşabilir ve ev işlerinde ufak sorumluluklar alabilir. Çocuğunuz 5 yaşına geldiğindeyse, artık sofrada yumuşak yiyecekleri bıçakla kesebilir, resim yapabilir, ayakkabısını bağlayabilir, merdivenleri koşarak inip çıkabilir ve duvarlara tırmanıp, yürümek isteyebilir. Çocuğunuzun bu hareketlerini yapmasına engel olmayın ve bunları yaramazlık olarak nitelendirmeyin. Bu hareketlerine sınırlandırma getirebilirsiniz, ama tamamen yasaklamayın. Örneğin, güvenli ortamlarda elinden tutarak, alçak bir duvar üzerinde yürümesine veya duvarlara karalama yapmak isterse, evin bir duvarını kağıtla döşeyip, orayı kullanmasına izin verebilirsiniz. Oyuncaklarını dağıtabileceğini, ama sonra toplaması gerektiğini söyleyin ve bunu yapması konusunda ısrarcı davranın. Çocuklar 3 - 4 yaş döneminde atma, yakalama gibi hareketlerde ustalaşırlar, 6 yaş döneminde ise çok rahatlıkla ip atlama, lastik atlama, top oynama gibi oyunları oynayabilirler. Çocuğunuzun kreşe başladığı dönemi, onun sosyalleşmesinde yeni bir adım olarak düşünün. Kısa sürede kreş ortamına ve kurallara alışıp uyum sağlayacaktır. 3 - 6 yaş dönemi çocuğu oyuncaklarını kendisi yaratabilir ve oyun ortamını kendisi düzenleyebilir. Anne - babalar çocuklarına sürekli yeni oyuncaklar almak yerine onlara oyuncak yapımında kullanabilecekleri malzemeler sağlamalıdırlar. Böylece çocuklarımızı birer ''tüketim canavarı'' ve doyumsuz bireyler olarak büyümekten korur ve bu yolla onun yaratıcılığını da desteklemiş oluruz. Çocuğunuz, yapımında katkısının bulunduğu oyuncakla oynamaktan daha çok zevk alacaktır. Örneğin, çocuğunuzla birlikte yemek yapabilirsiniz, evi toplayabilir veya temizlik yapabilirsiniz. Artık materyalleri kullanarak karton üzerine kompozisyon çalışmaları yapabilirsiniz. Bu çalışmalar için evdeki malzemelerin yanında, yürüyüş yaparken dışarıda topladığınız malzemeleri de kullanabilirsiniz. Sulu boya ile boyadığınız patates, yaprak veya ip ile baskı çalışmaları yapabilirsiniz. Çocuğunuza, hazır satılan boyalı hamurlardan almak yerine, 1 ölçü tuz, 2 ölçü un ve su ile yapabileceğiniz tuz seramiği hazırlayabilirsiniz. Ona zarar vermeyeceğinden emin olduğunuz her tür malzemeyi oyuncak yapımında kullanabilirsiniz. Tahta kaşıklardan tutun da, tuvalet kağıdı rulolarına, meyve kabuklarından, makarnaya kadar her şey oyun ve oyuncak malzemesi olarak kullanılabilir. Amacı çocuğun oyun sonucunda elde ettikleri değildir. Onun için öğretici olan oyun süresince öğrendikleridir. Önemli olan çocuğunuzun resim çalışması sonucunda güzel bir ağaç çizmesi değil, ağaç çizerken aldığı keyif ve elde ettiği bilgilerdir. Ne de olsa bir filmi sadece sonunda ne olacağını merak ettiğimiz için izlemeyiz |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Yılın Editörü
![]() Üyelik tarihi: 1 Feb 2009
Mesajlar: 4.727
Konular: 2867
İtibar Gücü: 62
Rep Puanı: 1387
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
BİLİŞSEL GELİŞİM
Bu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını tam anlamıyla taklit edebilirler. Anlatmak istedikleri şeyleri simgelerle ifade edebilirler. Örneğin uzun kabarık bir etek giyerek, ''prenses oldum'' veya oyuncak tabağına kağıt doğrayıp, ''pilav yaptım'' diyebilir. Bu onun zekasının geliştiğinin bir göstergesidir. 4 yaşındaki çocukların çoğu 4 ana rengi tanıyabilir, şekilleri (kare, üçgen, daire gibi) birbirlerinden ayırt edebilir. Bu dönemdeki çocuğunuzla renk ve şekil kartları yapabilir, birbirinin aynı olan renkleri veya şekilleri bir araya getirerek eşleştirme, farklı veya aynı olanı bulma oyunu oynayabilirsiniz. Çocuklar 5 yaşından itibaren yönleri de öğrenebilirler (ön - arka gibi). Yine bu dönemde az - çok ve büyük - küçük gibi kavramları da anlayabilirler. DİL GELİŞİMİ yaşından itibaren çocuklar 3 - 4 kelimeli cümleler kurabilir ve yaklaşık 600 - 700 kelime öğrenirler. Bazı harfleri telaffuz etmekte güçlük çekebilirler. Çocuğun konuşma hatalarını tekrar etmek doğru bir davranış olmaz, bunun yerine yanlış söylediği sözcüklerin veya cümlelerin doğrusunu söylemek daha uygun olur. Bu dönemde çocuklar çok fazla soru sorabilirler, anne - babalar bu sorulara açık, basit ve doğru cevaplar vermelidirler. Cevaplandıramadıkları soruları duymazlıktan gelmek yerine, daha sonra cevaplandıracaklarını söylemeleri daha uygun olur. Çocukla konuşurken basit cümleler kullanılmalı ve anlamadığı şeyler tekrar edilmelidir. Konuşurken ona söz hakkı verilmeli, onun söylediği cümleler genişletilerek ve yanlışı varsa düzeltilerek tekrar edilmelidir. SOSYAL - DUYGUSAL GELİŞİMİ Bu dönemde çocuklar doğru ve yanlışı bilirler, fakat her zaman buna göre davranmazlar. Örneğin; oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşmalarının iyi bir şey olduğunu bilirler, ama her zaman bunu yapmazlar. Daha önceki sayıda da belirttiğimiz gibi bu yaşta çocuklar daha sosyal olmaya başlarlar. Çocuklarla ve yetişkinlerle iş birliği yapabilirler. Arkadaşlarıyla ve yetişkinlerle oyun oynamak, paylaşmak ve doğru yaptığı şeylerin onaylanması sosyal ve duygusal gelişimlerini olumlu yönde etkiler. 5 yaşından itibaren çocukların taklit yetenekleri iyice gelişir, oyunlarda yetişkin rollerini benimserler; evcilik, doktorculuk, bakkalcılık gibi oyunlar yoluyla yetişkinleritaklit ederler. Bu yaş çocukların sorumluluk almalarının da uygun olduğu bir yaştır. Evle veya kendi odalarıyla ilgili sorumluluk alabilirler. Kendi bakımlarını ve bazı ihtiyaçlarını, anne babanın ufak yardımlarıyla tamamen üstlenebilir |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Yılın Editörü
![]() Üyelik tarihi: 1 Feb 2009
Mesajlar: 4.727
Konular: 2867
İtibar Gücü: 62
Rep Puanı: 1387
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kreşe başlayan çocuğun 7 korkusu
Kreşe başlayan çocukların çoğu belirli kaygılar yaşar. İşte bu korkulardan bazıları... Bu kaygıların neler olduğunu ve bunların nasıl aşılabileceğini bilmeniz çocuğunuzun kreş yaşamına sağlıklı ve mutlu bir başlangıç yapmasına yardımcı olacaktır... 1 Annemi özlerim... Kreş ve anaokuluna başlayan çocukların en büyük kaygısı o güne kadar tanıyıp bildikleri her şeyden ve özellikle de sizden ayrılacak olmalarıdır. Bu kaygıyı aşmasına yardımcı olmak için okul başlamadan önce en az birkaç kez okulu birlikte ziyaret edin. Okulun tanıtım gezilerine, okul etkinliklerine katılın; okulun oyun alanını kullanın. Bu ziyaretleri rahat bir şekilde tamamlaması ve sizin de rahat olduğunuzu görmek burada mutlu olacağını hissettirecektir. Okul başladıktan sonra sabahları size yapışıyorsa, sabah düzenli ve artık çocuğun neler olacağını önceden tahmin edebildiği bir rutin oluşturun ve vedalaşmalarınızı kısa tutun. Çocuğunuza "hoşça kal" dedikten sonra oradan ayrılın, bu sırada öğretmen sevdiği bir aktiviteye yönelterek çocuğunuzun dikkatini dağıtabilir. 2 Ya altıma kaçırırsam? Çocuğunuzun tuvaletle ilgili kaygıları varsa, önce bunun nedenini belirleyin. Tuvaleti geldiğinde tuvalete yetişememekten mi korkuyor? Sifonun çok şiddetli boşalması mı onu korkutuyor? Tuvalette bir arkadaşının yaptıklarından dolayı kötü deneyim yaşamış olabilir mi? Korkuları ve bunlarla nasıl baş edebileceği hakkında sohbetler edin. Öğretmeni ile görüşerek bu konuda bir süre destek vermesini isteyin. Tüm bunlara rağmen kaygısını yenemiyorsa diğer ebeveynlerle de görüşün. Onların çocukları da benzer sorunlar yaşıyorsa, ortak bir neden olabilir. Öğretmenin tüm sınıfı birkaç kez hep birlikte tuvalet turuna götürerek tuvaleti kullanacakları zaman neler yapmaları gerektiği konusunda ipuçları vermesi rahatlatıcı olabilir. Her şeye rağmen tuvalet ile ilgili kaygılarından kurtulamıyorsa bu durumun nedenleri ve yapılması gerekenleri öğrenmek için bir çocuk psikiyatrisi uzmanı hekimden yardım alın. 3 Bu koca binada kaybolursam? Okulu birlikte ziyaret ettiğinizde, okulda tek başına dolaşırken yararlanabileceği görsel hatırlatıcılar bulup, ona gösterin ("servisten indiğinde şu büyük kapıdan gir ve şu panonun olduğu yönde üç kapı geçtikten sonra gelen kapı senin sınıfın" gibi). Tuvaletin yerini, oyun ve aktivite alanlarının yerini çeşitli hatırlatıcıları belirleyerek gösterin. Herhangi bir durumda yardım alabileceği kişileri gösterin ve mümkünse onlarla tanıştırın. 4 Parmak ememem; ayıcığıma sarılamam Çocukların kreşe her zaman kullandıkları rahatlatıcı bir oyuncak ya da battaniye gibi eşyalarını getirmeleri sık görülen ve alışma döneminde tavsiye edilen bir şeydir. Ancak arkadaşları sınıfa elinde oyuncak ayıcığı ile giren ya da parmak emen bir çocukla alay edebileceklerinden, bu durumun ana sınıfı ya da en geç ilköğretim başında sona ermesi gerekir. Örneğin kreşe gidince ayıcık ya da battaniyesini çantasına koymasını ve okuldan ayrılırken yeniden yanına almasını isteyebilirsiniz. Böylece kısa bir süre sonra bu eşyasını arabada ya da evde bırakmaya başlayarak yanında taşımaktan vazgeçecektir. Parmağını çantasına koyması mümkün olmadığından, parmak emme konusunda ise durum elbette biraz daha zor olacaktır! Ancak çocukların çoğu okulda başka şeylerle meşgul olarak ve okula alıştıktan sonra parmak emmeyi azaltır. Çocuğunuzun alışkanlığını yenmek için yapabilecekleriniz konusunda Çocuklarda parmak emme alışkanlığının nedenleri ve uzman tavsiyeleri başlıklı yazıları okuyabilirsiniz. 5 Öğretmen kötü davranırsa? Okula başlama günü yaklaşırken, özellikle de büyük kardeşlerin öğretmenle ilgili abartılı yorumlarını dinleyen çocuklar kafalarında öğretmeni korkunç biri gibi canlandırabilirler. Bu nedenle, çocuğunuzu okul başlamadan önce öğretmeni ile tanıştırmanız ve ailenizde öğretmenlik yapan kişilerden söz etmeniz yararlı olacaktır. Buna karşın öğretmenin kurallar koyması ya da sizden farklı tutumlar sergilemesi halinde çocuk okul başladıktan sonra da öğretmenin kötü davrandığı fikrine kapılabilir. Böyle bir durumda sınıf kurallarını ve herkesin farklı yaklaşımları olabileceğini anlatın. Okul başladıktan uzun bir süre sonra da çocuğunuz aniden öğretmenin kötü davrandığından şikâyet ederse şaşırmayın. Büyük olasılıkla bu öğretmenin o günkü tek bir davranışına dayanarak yağılmış bir yorumdur. Okul öncesi yaştaki çocukların çoğu büyüklerin de gerginlik yaşayabileceğini idrak edemezler. Bunu izah etmeniz çocuğunuzun öğretmenin bazı tutumlarını bizzat kendine yönelik kötü davranışlar olarak algılamasını önlemeye yardımcı olacaktır. 6 Servise binmekten korkuyorum! Özellikle televizyonda servis içerisindeki büyük çocukların birbirinin saçını çektiğini, birbirine bağırdığını vs. gösteren sahneler izlemiş olması durumunda servise bindiğinde yaşayacakları konusunda olumsuz fikirler geliştirebilirler. Gerçekte bunların nadiren yaşandığını anlatmanız, önceden servis sürücüsü ve hostesi ile tanıştırmanız ve onların her zaman yolculuk sırasında kendileri ile birlikte olacağını ve rahatsız edici davranışlara izin vermeyeceklerini anlatmanız yararlı olacaktır. Okul başladığında ise çocuğunuza servis sürücüsünün adını ve servis numarası ya da plakasını öğreterek ve öğretmenlerin servise binmelerine yardımcı olacağını anlatarak, yanlış servise binme korkusunu aşmasına yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca öğretmenlerin ve servis sürücüsünün cep telefonu olduğunu ve yolda herhangi bir sorun olması durumunda bu telefon ile yardım isteyeceklerini de anlatabilirsiniz. Son olarak, mümkünse yanına onunla oturmak isteyecek daha büyük ve sevecen bir çocuk bulmanız da yararlı olabilecektir. 7 Arkadaş edinemezsem... Çocuğunuz kimsenin ondan hoşlanmayacağı korkusunu yaşıyorsa mevcut arkadaşları ile nasıl tanıştığını ve nasıl arkadaşlık kurduğunu hatırlatın. Yeni birileri ile tanışmanın korkutucu olduğunu bildiğinizi ama diğer çocukların da aynı şekilde korktuğunu belirterek, kendisi gibi paylaşmayı ve sırasını beklemeyi bilen bir çocuğun birlikte oynamayı teklif etmesinin diğer çocuğu nasıl mutlu edeceğinden bahsedin. Mümkünse evinize yakın yerlerde yaşayan arkadaşları ile okul dışı zamanlarda görüşmelerini sağlayın. Çocuğunuz fazlasıyla utangaç bir yapıya sahipse, önceden bu durumunu öğretmene belirtmeniz halinde, öğretmen diğer çocuklarla ilişki kurmasında yardımcı olabilir. Kreşe başlamasının üzerinden haftalar geçmiş olmasına rağmen halen çocuğunuz kendisini dışlanmış ve yalnız hissediyorsa öğretmeni ile görüşerek başka sorunların olup olmadığını anlamaya çalışın. Sorunun devam etmesi halinde olası nedenler ve çözüm yollarını belirlemek üzere bir çocuk psikiyatrisi uzmanı hekime danışın. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yılın Editörü
![]() Üyelik tarihi: 1 Feb 2009
Mesajlar: 4.727
Konular: 2867
İtibar Gücü: 62
Rep Puanı: 1387
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Neden bir okul öncesi eğitim kurumu!
Çocuklar, sosyal bir ortama uyum sağlayabilecek psikolojik olgunluğa ortalama 2,5-3 yaş dolaylarında ulaşırlar. Bu sebeple de bu yaştan itibaren, anne çalışsın veya çalışmasın bir yuvaya gitmeleri uygun olur. Daha öncesinde ise anne çalışmıyorsa çocuk evde kalabilir. Birde zamanı ebeveynle çok kaliteli bir şekilde geçirebiliyorsa bu durum sağlıklı da olur. Ancak anne çalışıyorsa çocuğun daha küçük yaştan itibaren, evde bakıcı yerine, bir kurumda bulunması daha doğrudur. Çünkü yuva kendi içinde bir oto kontrol sistemi oluşturarak, çocuğun bakıcıyla yaşayabileceği psikolojik ve eğitime ilişkin zararları ve hataların yaşanmamasını sağladığı gibi, en hızlı öğrenme döneminde çocuğun gelişimine de eğitimsel olarak doğru katkılar sağlayacaktır. NEDEN BİR OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMU! * Yuva, çocuğun yaşamındaki ilk gerçek sosyal deneyimdir. Çocuğun merkez olduğu ve tüm ilginin üzerinde olduğu aile ortamından uzaklaşıp; ilgiyi ve sevgiyi paylaştığı, bir düzen içinde grup halinde hareket ettiği, sabretmeyi, beklemeyi öğrendiği ilk ortamdır. * Bu ortamda tüm ihtiyaçlarını karşılaması desteklenir ve zamanı geldiğinde her ihtiyacını kendisi de karşılamayı öğrenir. * Düzenin ne demek olduğunu öğrenerek; her gün aynı saatlerde yatıp, kalkmaya, aynı saatlerde yemek yemeye, evine ve okuluna aynı saatlerde giderek kendisi ve ailesi bir düzen içinde yaşamaya başlar. * Aile dışındaki başka insanlarla da ilişki kurmayı ve sürdürmeyi öğrenerek, sosyal gelişiminde ciddi aşamalar kaydeder. * Kendi yaşıtlarıyla beraber yaşayarak, deneyerek öğrenme fırsatını elde eder. * Yuvada her tür bilgiyi grupla etkileşim halinde ve bir düzen içinde öğretileceği için, çocuk yaşına göre öğrenmesi gerekenleri doğru zamanda ve doğru tarzda bir öğretimle elde eder. * Yuvada çocuğa, evde öğretilen sistemsiz ve düz bir bilgiye kıyasla, çok daha kalıcı, yaratıcılığını ve muhakemesini geliştirmesine olanak veren zengin bir öğrenme ortamı sağlanır. * Kendi yaşıtlarıyla beraber daha çok oyun oynar. Kurallı ve grup oyunlarıyla toplum içinde nasıl davranması gerektiğinin böylelikle ilk tohumları atılmış olur. * Tüm bu bilgi ve deneyimin 6 yaşından önce kazanılmasının asıl önemi, çocuğun zihinsel, duygusal, sosyal ve bedensel gelişimi için bu yılların çok önemli oluşudur.Unutmayınız ki ! 0-6 yaş zihinsel ve kişilik gelişimimizin %80’inin oluştuğu yaş dönemidir. * Okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların gelişimleri de takip edilir. Ebeveyn bu gelişimi takip edebilecek bilgi ve beceriye sahip olmayacağı gibi, bunu her zaman tarafsız bir gözle de yapamayabilir. * Çocuk yuva içinde karşı cins çocuklarla da sürekli iletişim halinde olacağından,cinsel gelişimi de daha sağlıklı olacaktır. Çünkü çocuklar 4-5 yaş dolaylarında cinsel kimliklerini bir daha değişmemek üzere edinmiş olurlar. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Annenin Çocuğun Yaşamındaki Yeri | Zeynep | Anne ve Çocuk | 0 | 17.04.09 19:08 |
| Kreşe Başlayan Çocuğun Korkuları | Zeynep | Anne ve Çocuk | 0 | 15.04.09 17:17 |
| Otistik bir çocuğun Atatürk sevgisi | DevriM | Mustafa Kemal ATATÜRK | 0 | 25.03.09 02:08 |
| Amerikalı Çocuğun Atatürk'e Mektubu | ||ChiqolaTa|| | Mustafa Kemal ATATÜRK | 0 | 03.03.09 16:38 |
| Çocuğun yaşamında Babanın Rolü | Zeynep | Anne ve Çocuk | 0 | 07.02.09 18:35 |