|
||||
|
|||||||

| Özel Konu Ve Duyurular | |||
![]() |
|||
| RadyoFinal |
Get the Flash Player to see this player.
|
| ||
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Yeni Üye
![]() Üyelik tarihi: 9 Nov 2009
Mesajlar: 44
Konular: 34
İtibar Gücü: 0
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi :
![]() |
Nihayet, nihayet Başbakan Erdoğan medyayı bir bütün olarak sevdi... İsrail’de Türk Büyükelçisi’ne yapılan saygısızlık nedeniyle yaşanan krizde medyanın gösterdiği birlik ve beraberlik için onlara teşekkür etti.
Dedi ki: “Özellikle bu son olayda Türk medyasının durduğu nokta benim bir Başbakan olarak özlediğim noktadır. Bu birlik ve beraberliği her tür siyasi, askerî, ekonomik, ticari bütün olaylarda aynı şeyi başarmamız lâzım. Uzlaşmayı sadece siyasi partilerin liderlerinde görmeliyim.” Önce... “Özellikle bu olayda” dediğine göre ‘acaba medyayı topluca takdir ettiği başka konular da mı var’ diye düşündüm. Sonra ‘bir başbakan’ın özleyeceği, ‘birlik-beraberlik’ veya ‘uzlaşma’ isteyeceği medyanın hiçbir demokratik ülkede olamayacağını düşündüm. Zira saydığı bütün olaylarda tüm medyanın uzlaşma içinde başbakanların seveceği, özleyeceği yayınlar yapması söz konusu olamaz. (Bu olayların içine ‘askerî’nin nasıl ve neden girdiğini de anlamak kesinlikle mümkün değildir, zira askerî konular demokratik bir ülkede ‘ekonomi-siyaset-ticaret’ benzeri konular gibi tartışma konusu da değildir.) TASFİYE LİSTELERİ Öyle olsa, demokrasilerde şart olan çok sesliliğin de ortadan kalkması ve medyanın topluca ve sadece “bir başbakan”ın sevdiği şarkılar (!) söylemesi gerekirdi. Oysa gerçek demokrasilerde medya siyasi partilerin, özellikle de ülkeyi yöneten, bugününü ve geleceğini şekillendiren iktidarların eleştirisini özgürce, bağımsızca yapar ve başbakanlar bundan hoşlansa da hoşlanmasa da ne öfkesini belirtir, ne “kızılan ya da tasfiyesi istenen gazeteci listeleri” hazırlanır (hazırlandığında ise ‘tarafsız ve çoksesli’ medya görmezden gelmez, ‘ordu andıç hazırladı’ diye kıyamet koparırken buna susmaz), ne “Bu gazeteleri almayın” çağrısı yapar, ne de bir medya grubunu ödenmesi imkânsız boyutta vergi cezaları ile köşeye sıkıştırır. Tam aksine demokratik ülkelerin, kendine güvenen, gerçeklerden korkmayan demokratik başbakanları bu tür; çoksesli, özgürce ve bağımsız eleştirebilen bir medyayı tercih ederler. Böyle medya grupları ile kavga içine girmez, onlara muhalefet partilerine yaptıklarını yapmazlar. Aslında normal olarak demokratik ülkelerin demokratik başbakanları medyanın “iktidara ait veya yandaş kesim” ve “eleştiri yapabilen bağımsız kesim” gibi, bugün Türkiye’de (ilk kez) görülen tabloda olmasına gerek duymazlar. Bunu sağlamaya değil, önlemeye çalışırlar. Türkiye’de zaten bugün medyanın büyük kesimi Başbakan’ın “özlediği, sevdiği” bir yapı içindedir, geriye kalanı ise “varlığını sürdürme, aynı sınıfa dahil olmama” mücadelesi içinde... AĞLANACAK NOKTA! Yani “özlenen” değil, “ağlanacak nokta” dayız. Peki Başbakan şimdi medyayı neden beğendi? Türkiye’ye bir başka ülke tarafından hakaret ediliyorsa, hangi dönemde olsa elbette bütün vatandaşları gibi medyası da birlik içinde olacaktır. Acaba medyada; “Bu hakaretin sebebi İsrail ile ilişkileri kasıtlı olarak germenin sonucudur. Onlar da ‘one minute’ hakareti ile başlayan gergin süreçte intikam aldılar, sonra da Peres’in ısrarıyla ‘zoraki bir özür’ dilendi. Ya Peres bu kadar olgun davranacağına ‘önce siz bizden one minute özrü dileyin’ deseydi? Gazze ile ilgili olarak İsrail’e kızabilirsiniz ama bunu diplomatik yolla, ilişkileri bozmadan da yapamaz mıydınız” diye soran çıkmadığı için mi? Ya da “Bu İsrail çekişmesinde ABD’nin rolü ne” diye soran olmadığı için mi? “Eleştiriye tahammüllü siyasetçi” de medyanın özlemidir, hiç şüpheleri olmasın! *** TRT açıklasın! Önceki gün açıklanan bir gelişme; TRT reyting sisteminden çekilmiş. Doğrusu her vatandaşın “kendi vergileriyle çalışan” bir devlet televizyonunun hangi nedenle ve hangi hakla reyting sisteminden çekilme yetkisi bulabildiğini sorgulaması gerekir. Çünkü başarısız, halkın izlemediği programları ısrarla sürdürmeye bu kanalın hiç hakkı yoktur ve bunu da sadece reytingler gösterir. Evet TRT’nin birçok programı, örneğin taraflı siyasi tartışma programları başarı gösteremiyor ama bunların da milletin parasıyla sürdürülmesine izin verilemez. Birileri ödüllendirilecek veya bir partiye arka çıkılacak diye halkın parası çarçur edilemez. Bu konuyu topluma açıklamak, “Biz binlerce çalışanımız ve devletten aldığımız büyük paralarla yine de rekabet edemiyor, çözümü de rekabetten kaçma ve rekabetsiz harcamada buluyoruz” diye itiraf etmek TRT’nin borcudur. Ruhat Mengi 15.01.2010
__________________
İcelim cunku ne nereden geldigimizi biliyoruz ne de nicin geldigimizi; icelim cunku ne gitme sebebini biliyoruz ne de ne zaman gidecegimizi." Ömer hayyam Dünya, 15 yaşından küçük çocuklara din dersi vermeyecek kadar dürüst olursa, belki o zaman ona umut besleyebiliriz." Arthur Schopenhauer Kanıt gösterilmeden yapılmış bir iddiayı çürütmek için kanıta ihtiyaç yoktur.” Christopher Hitchens |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sorgu SMS'i vatandaş çok sevdi | Generous | Pro Haberler | 0 | 05.01.10 14:22 |
| Başbakan Erdoğan'dan tebrik | Generous | Beşiktaş Forumu | 0 | 26.11.09 10:52 |
| Başbakan Erdoğan'a yeni uçak | AtaKan | Pro Haberler | 0 | 10.04.09 10:52 |
| Murat İnce - AyrıLık Sevdi Bizi ( ÇekiL Git ) | ReDo | youtube™ & Google Video™ | 3 | 16.03.09 14:44 |
| 'Askerlerimizi Başbakan kurtardı' | AtaKan | Pro Haberler | 0 | 07.02.09 12:21 |