|
||||
|
|||||||

| Özel Konu Ve Duyurular | |||
![]() |
|||
| RadyoFinal |
Get the Flash Player to see this player.
|
| ||
![]() |
|
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Çırak Üye
![]() Üyelik tarihi: 11 Sep 2009
Mesajlar: 149
Konular: 51
İtibar Gücü: 0
Rep Puanı: 58
Rep Derecesi :
![]() |
Evde sevgi gören çocuk, hayatı paylaşma kabiliyeti kazanır.
Çocuklarla geçirilen zamanların onlara değer verme anlamı taşıdığını söyleyen Doç. Dr. Ayten Erdoğan, “Rutin işleri çocuklarla aranızda bağ kurma fırsatları olarak değerlendirin.” dedi. Çocukların sosyal ilişkileri ile ilgili bilgilerini anne-babalardan aldıklarını belirten uzmanlar, “Evde sevgi gören çocuklar sevgiyi başkalarıyla paylaşma kabiliyetini kazanırlar.” dedi. Büyüyen çocukların da sevildiklerinin gösterilmesini istediklerini söyleyen Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yard. Doç. Dr. Ayten Erdoğan, ebeveynin bebek ve küçük çocuklara bolca fiziksel şefkat gösterdiklerini; ancak büyük çocuklara da bu şefkatin belli edilmesinde yarar olduğunu kaydetti. Çocuklarla geçirilen zamanların onlara değer verme anlamı taşıdığının altını çizen Erdoğan, “Çocuğunuza onu sevdiğinizi söyleyin. Çok sevilmek yetişkinlerin hoşuna gittiği gibi, çocuklar da, anne-babalarının kendilerine olan sevgilerini teyit etmelerini bekler. Hayatınızdaki özel anların kıymetini bilin. Rutin işleri çocuklarla aranızda bağ kurma fırsatları olarak değerlendirin. Örneğin yan yana oturarak kitaplarınızı okumak birbirinize yakın olduğunuzu hissetmenizi sağlayabilir.” diye konuştu. Anne-babaların tüm çocuklarıyla düzenli olarak birebir zaman geçirmesi gerektiğini belirten Yard. Doç. Dr. Ayten Erdoğan, her çocuğun özel olduğunu, çocukların kendilerine değer verildiğini hissettiklerinde yaşamlarında karşılarına çıkan sorun ve çatışmaları çok daha rahat çözdüklerini söyledi. Çocuğundan ayrı yaşayan, onları her gün görme şansı olmayan anne-babaların da çocuklarıyla telefon, e-posta veya mektuplarla temas kurmasında fayda olduğu belirtiliyor. Yard. Doç. Dr. Erdoğan, sevgi dolu bir ailenin parçası olmanın, çocukların kendileri hakkında iyi duygular beslemelerine yardımcı olduğunu kaydetti. Anne-babalara öneriler Ödevleri ve faaliyetleriyle ilgili sorular sorarak onlarla ilgilendiğinizi hissettirin. Yeni keşiflerde bulundukları, açık havada keşifler yaptıkları ya da çamurda oynadıkları zamanlardaki heyacanlarını paylaşın. Yetişkinlerle olan ilişkilerinizde örnek oluşturarak çocuklarınıza arkadaşlıklarını nasıl sürdürüldüğünü yaşayarak gösterin. Eşinizle ilişkilerinizde sevgi ve saygı ile davranın ki o, bu davranış tarzını benimsesin. Duygularına önem verdiğinizi gösterin ve sizinle konuşurken onları dikkatle dinleyin. Siz çocuğunuzu dinlerken, o da dinlemeyi ve duygularını nasıl denetleyeceğini öğrenir. Her hafta aile olarak hep birlikte zaman geçirmeye gayret gösterin. Dışarıda bir pazar kahvaltısı yaparak, birlikte bisiklete binerek, yürüyüşe çıkarak ya da evde masa oyunları oynayarak hep birlikte eğlenin. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Çırak Üye
![]() Üyelik tarihi: 11 Sep 2009
Mesajlar: 149
Konular: 51
İtibar Gücü: 0
Rep Puanı: 58
Rep Derecesi :
![]() |
Sevgi gören çocuklar sevgi göstermeyi öğrenirler
Çocuğunuzun yaşamı boyunca olumlu, mutlu ve güvenli ilişkiler kurması ve sürdürmesi için öncelikle sizinle olan ilişkilerinde bunu yaşaması gerekir, çünkü çocuklar ilişkiler konusundaki temel bilgi ve deneyimleri ilk olarak aile içinde kazanırlar. Elbette çocuğunuzla ve genel olarak ailenizde olumlu ve sağlıklı bir etkileşim ortamını oluşturmanız için yapabileceğiniz pek çok şey var. Aşağıda, çocuğunuzla daha sevgi dolu ve olumlu ilişkiler kurmanıza yardımcı olacak 10 tavsiye yer alıyor. 1. Sevgi ve şefkatinizi gösterin Çocuklar ilişkiler hakkında ilk bilgilerini anne-babalarından alırlar. Evde sevgi gören çocuklar sevgi ve şefkati başkaları ile paylaşma kabiliyetini kazanırlar. Çocuğunuza bol bol şefkat ve ilgini gösterin. Sarılmanız, kucağa almanız, öpmeniz çocukların kendilerini güvende hissetmelerini sağlar ve başkalarına nasıl sevgi göstereceklerini öğretir. Ayrıca aranızda karşılıklı olarak doyurucu bir ilişki kurmanıza yardımcı olur. 2. Büyük çocuklar da sevildiklerinin gösterilmesini ister Çocuğunuz büyürken de sevginizi paylaşmaya devam edin. Anne-babalar doğal olarak bebek ve küçük çocuklara bolca fiziksel şefkat gösterirler, ancak büyük çocuklara şefkatinizi belli etmeniz de önemlidir. Onlarla birlikte zaman geçirmeniz de onlara değer verdiğinizi anlamalarını sağlar. 3. Onu sevdiğinizi söyleyin Çocuğunuza onu sevdiğinizi söyleyin. Tıpkı ne kadar sevildiklerini duymanın yetişkinlerin hoşuna gitmesi gibi, çocuklar da anne-babalarının kendilerine olan sevgilerini teyit etmelerini beklerler. 4. Günlük yaşamdaki özel anları değerlendirin Günlük yaşamlarınızdaki özel anların kıymetini bilin. Rutin işleri çocuklarla aranızda bağ kurma fırsatları olarak değerlendirin. Örneğin yan yana oturarak kitaplarınızı okumak birbirinize yakın olduğunuzu hissetmenizi sağlayabilir. Hazırladıkları ödevlere bakarak veya katıldığı faaliyetlerle ilgili sorular sorarak onlarla ilgilendiğinizi anlamalarına olanak verin. Yeni keşiflerde bulundukları, açık havada keşifler yaptıkları ya da çamurda oynadıkları zamanlardaki heyecanlarını paylaşın. 5. Yetişkinlerle ilişkilerinizde örnek olun Yetişkinlerle olan ilişkilerinizde örnek oluşturarak çocuklarınıza arkadaşlıkların nasıl sürdürüldüğünü gösterin. Eşinizle ilişkilerinizde sevgi ve saygı ile davranmaya özen gösterin. Böylece çocuklarınız yaşamlarındaki önemli kişilere karşı olumlu davranışlarda bulunmayı öğrenecektir. 6. Dinleyin ve konuşun Düzenli olarak çocuklarınızı dinleyin ve onlarla konuşun. İyi bir iletişim ilişkilerin olgunlaşmasına ve gelişmesine yardımcı olur. Çocuklarınıza duygularına önem verdiğinizi gösterin ve onlar sizinle konuşurken dikkatle dinleyin. Siz çocuğunuzu dinlerken, o da dinlemeyi ve duygularını nasıl denetleyeceğini öğrenir. 7. Ailece birlikte zaman geçirin Her hafta aile olarak hep birlikte zaman geçirmeye gayret edin. Dışarıda bir Pazar kahvaltısı yaparak, birlikte bisiklete binerek, yürüyüşe çıkarak ya da evde masa oyunları oynayarak hep birlikte eğlenin. 8. Her bir çocuğunuzla birebir zaman geçirin Her bir çocuğunuzla düzenli olarak birebir zaman geçirin. Onları sizin için özel kılan şeylerin neler olduğunu anlamasını sağlayın. Her çocuk eşsizdir ve onların kendilerine has özelliklerini methetmeniz öz değer duygularını besler. Çocuklar kendilerine değer verildiğini hissettiklerinde yaşamlarında karşılarına çıkan sorun ve çatışmaları çok daha rahat çözümlerler. 9. Ayrı olsanız da yaşamınızın bir parçası olduklarını hissettirin Çocuğunuzdan ayrı yaşıyorsanız veya çocuğunuzu her gün göremiyorsanız telefon, e-posta veya mektuplarla temasınızı devam ettirin. Yaşamınızın önemli bir parçası olduklarını bilmelerini sağlayın. 10. Olumlu tavır benimseyin Çocuklarınızda etkileşimlerinizde olumlu bir tavır sergileyin. Sevgi dolu bir ailenin parçası olmak hem çocukların kendileri hakkında iyi duygular beslemelerine yardımcı olur, hem de başkalarıyla sosyal etkileşimlerde gerek duyacakları güven duygusuna sahip olmalarını sağlar. Her gün çocuklarınıza şefkat ve sevginizi gösterin ve karşılığında onlar da sizi gülücükler, sarılmalar ve sevgileri ile ödüllendirsinler! Çocuklarınızla olan ilişkileriniz sürekli gelişmeye ve olgunlaşmaya devam edecek ve bir yetişkin olarak kendi ilişkilerini kurmaya başladıklarında da aranızdaki bağ devam edecektir. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Çırak Üye
![]() Üyelik tarihi: 11 Sep 2009
Mesajlar: 149
Konular: 51
İtibar Gücü: 0
Rep Puanı: 58
Rep Derecesi :
![]() |
Sevgi gören çocuklar sevgi göstermeyi öğrenirler
Çocuğunuzun yaşamı boyunca olumlu, mutlu ve güvenli ilişkiler kurması ve sürdürmesi için öncelikle sizinle olan ilişkilerinde bunu yaşaması gerekir, çünkü çocuklar ilişkiler konusundaki temel bilgi ve deneyimleri ilk olarak aile içinde kazanırlar. Elbette çocuğunuzla ve genel olarak ailenizde olumlu ve sağlıklı bir etkileşim ortamını oluşturmanız için yapabileceğiniz pek çok şey var. Aşağıda, çocuğunuzla daha sevgi dolu ve olumlu ilişkiler kurmanıza yardımcı olacak 10 tavsiye yer alıyor. 1. Sevgi ve şefkatinizi gösterin Çocuklar ilişkiler hakkında ilk bilgilerini anne-babalarından alırlar. Evde sevgi gören çocuklar sevgi ve şefkati başkaları ile paylaşma kabiliyetini kazanırlar. Çocuğunuza bol bol şefkat ve ilgini gösterin. Sarılmanız, kucağa almanız, öpmeniz çocukların kendilerini güvende hissetmelerini sağlar ve başkalarına nasıl sevgi göstereceklerini öğretir. Ayrıca aranızda karşılıklı olarak doyurucu bir ilişki kurmanıza yardımcı olur. 2. Büyük çocuklar da sevildiklerinin gösterilmesini ister Çocuğunuz büyürken de sevginizi paylaşmaya devam edin. Anne-babalar doğal olarak bebek ve küçük çocuklara bolca fiziksel şefkat gösterirler, ancak büyük çocuklara şefkatinizi belli etmeniz de önemlidir. Onlarla birlikte zaman geçirmeniz de onlara değer verdiğinizi anlamalarını sağlar. 3. Onu sevdiğinizi söyleyin Çocuğunuza onu sevdiğinizi söyleyin. Tıpkı ne kadar sevildiklerini duymanın yetişkinlerin hoşuna gitmesi gibi, çocuklar da anne-babalarının kendilerine olan sevgilerini teyit etmelerini beklerler. 4. Günlük yaşamdaki özel anları değerlendirin Günlük yaşamlarınızdaki özel anların kıymetini bilin. Rutin işleri çocuklarla aranızda bağ kurma fırsatları olarak değerlendirin. Örneğin yan yana oturarak kitaplarınızı okumak birbirinize yakın olduğunuzu hissetmenizi sağlayabilir. Hazırladıkları ödevlere bakarak veya katıldığı faaliyetlerle ilgili sorular sorarak onlarla ilgilendiğinizi anlamalarına olanak verin. Yeni keşiflerde bulundukları, açık havada keşifler yaptıkları ya da çamurda oynadıkları zamanlardaki heyecanlarını paylaşın. 5. Yetişkinlerle ilişkilerinizde örnek olun Yetişkinlerle olan ilişkilerinizde örnek oluşturarak çocuklarınıza arkadaşlıkların nasıl sürdürüldüğünü gösterin. Eşinizle ilişkilerinizde sevgi ve saygı ile davranmaya özen gösterin. Böylece çocuklarınız yaşamlarındaki önemli kişilere karşı olumlu davranışlarda bulunmayı öğrenecektir. 6. Dinleyin ve konuşun Düzenli olarak çocuklarınızı dinleyin ve onlarla konuşun. İyi bir iletişim ilişkilerin olgunlaşmasına ve gelişmesine yardımcı olur. Çocuklarınıza duygularına önem verdiğinizi gösterin ve onlar sizinle konuşurken dikkatle dinleyin. Siz çocuğunuzu dinlerken, o da dinlemeyi ve duygularını nasıl denetleyeceğini öğrenir. 7. Ailece birlikte zaman geçirin Her hafta aile olarak hep birlikte zaman geçirmeye gayret edin. Dışarıda bir Pazar kahvaltısı yaparak, birlikte bisiklete binerek, yürüyüşe çıkarak ya da evde masa oyunları oynayarak hep birlikte eğlenin. 8. Her bir çocuğunuzla birebir zaman geçirin Her bir çocuğunuzla düzenli olarak birebir zaman geçirin. Onları sizin için özel kılan şeylerin neler olduğunu anlamasını sağlayın. Her çocuk eşsizdir ve onların kendilerine has özelliklerini methetmeniz öz değer duygularını besler. Çocuklar kendilerine değer verildiğini hissettiklerinde yaşamlarında karşılarına çıkan sorun ve çatışmaları çok daha rahat çözümlerler. 9. Ayrı olsanız da yaşamınızın bir parçası olduklarını hissettirin Çocuğunuzdan ayrı yaşıyorsanız veya çocuğunuzu her gün göremiyorsanız telefon, e-posta veya mektuplarla temasınızı devam ettirin. Yaşamınızın önemli bir parçası olduklarını bilmelerini sağlayın. 10. Olumlu tavır benimseyin Çocuklarınızda etkileşimlerinizde olumlu bir tavır sergileyin. Sevgi dolu bir ailenin parçası olmak hem çocukların kendileri hakkında iyi duygular beslemelerine yardımcı olur, hem de başkalarıyla sosyal etkileşimlerde gerek duyacakları güven duygusuna sahip olmalarını sağlar. Her gün çocuklarınıza şefkat ve sevginizi gösterin ve karşılığında onlar da sizi gülücükler, sarılmalar ve sevgileri ile ödüllendirsinler! Çocuklarınızla olan ilişkileriniz sürekli gelişmeye ve olgunlaşmaya devam edecek ve bir yetişkin olarak kendi ilişkilerini kurmaya başladıklarında da aranızdaki bağ devam edecektir. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Çırak Üye
![]() Üyelik tarihi: 11 Sep 2009
Mesajlar: 149
Konular: 51
İtibar Gücü: 0
Rep Puanı: 58
Rep Derecesi :
![]() |
KARDEŞ GEÇİMSİZLİĞİ
Kardeş geçimsizliği olmayan ev parmakla gösterilir, Küçük yaşların açık kıskançlığı yaş ilerledikçe üstü örtülü olarak, çekişme ve anlaşmazlıklar biçiminde sürer. Ana-babanın,kıskançlığı en uygun yollardan ele aldığı, ayrım gözetmediği evlerde bile, belli ölçülerde yarışma ve çekişme vardır. Kıskançlık gibi kaba ve yıkıcı bir duygunun yarışmaya dönüşmesi, önemli bir gelişmedir. Bunu sağlayabilen ana-baba başarılı sayılmalıdır. Bununla birlikte kardeşler arasındaki çekişmenin ara sıra alevlenmesi de olağandır. Çünkü kardeşler hem birbirine bağlıdırlar hem de karşıdırlar. Özellikle ana-baba yanında yakınmaları ya da çekişmeleri üst düzeye varır. Oysa yalnızken az çekişirler. Hele dışarıda birbirlerinin koruyucuları kesilirler. Biraz önce saç saça baş başa dövüşürlerken, biraz sonra can ciğer kuzu sarması olurlar. Kardeşine soluk aldırmayan çocuk,annesi kardeşini döverken, araya girmeye çalışır, kendisi dayak yeme pahasına başka çocuklara karşı kardeşini savunur. Kardeş kavgaları en mutlu evlerde bile, ana-babayı her gün uğraştıran bir sorun olabilir. Her zaman da kolay bir çözümü yoktur. Bu durumda ana-babanın yapacağı en iyi şey yangına körükle gitmemektir. İlk kural çocukların oyununa gelmemektir. Çocuklar ana-babayı kendi anlaşmazlıklarına çekmekte ustadırlar. Kavgayı kimin başlattığını aramaya çalışan ana-baba,bu işin çok zor olduğunu görür. Tutulacak doğru yol nedir? En doğrusu mümkün olduğu kadar araya girmemek, anlaşmazlıkları kendi aralarında çözümlemeleri gerektiğini söz ve davranışlarla kardeşlere anlatmaktır. Küçük çekişmelerde,tartışmanın kavgaya dönüşmediği durumlarda ,ana-babayı yardıma çağırsalar da araya girmemek en uygun çözümdür. Tartışma büyüyor ya da kavgaya dönüşüyorsa en iyisi kardeşleri birbirinden ayırmak, ayrı odalara göndermektir. Kavga anne babanın gözü önünde geçmemişse, kural olarak cezaya ya da dayağa başvurmamak gerekir. Kardeş sorunları nereden kaynaklanır? Sorusu hep aklımıza takılır. Bu sorunun cevabı öncelikle gerçekten kardeş ayrımının yapılıp yapılmadığı ile ilgilidir. Ne yazık ki bir çok evde bu bilinçsiz olarak yani kasıt içermeden yapılmaktadır. İlk ayrım daha önce değindiğimiz küçük-büyük ayrımıdır. Evde sağlığı bozuk ya da sakatlığı olan çocuğa daha çok ayrıcalık tanınmıştır. Müzmin hastalığı olan çocuk,hastalığının gerektirdiği bakımdan çok ilgi görüyorsa, bu durum kardeşlerde acıma duyguları değil, kızgınlık uyandırır. Birkaç kız kardeşten sonra gelen erkek kardeşin de yeri hep ana-babanın gözünde farklı olur. Türkçe’de,kardeşlerin bu çelişkili bağlılıklarını belirten çok güzel sözler vardır: “Kardeş kardeşin ne olduğunu,ne öldüğünü ister". ”Kardeş kardeşi bıçaklar,yar başında kucaklar.” Bu sözlerin belirttiği evrensel gerçek, kardeşlerin birbirlerini hem sevdiği hem de çekemediğidir. Kimi kardeşler ne geçinebilirler, ne de ayrı durabilirler. Genellikle yaş ilerledikçe sevgi ağır basar. Ancık bu karşıt duygular,bu ikili duygular etkisini uzun yıllar sürdürebilir. Erişkin yaşa gelip de, çocuklar gibi didişen kardeşler az değildir. PSK. MİNE ÖZKAMALI |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sevgi...Her yerde sevgi... | deneyim | Aşk & Sevgi | 0 | 11.09.09 02:08 |
| Daum kart gören Emre'yi affetmedi | Steady | Fenerbahçe Forumu | 4 | 03.09.09 12:13 |
| Şampiyonlar Ligi'ni hangi takım kazanır? | AtaKan | Dünyadan Futbol | 1 | 30.03.09 16:07 |
| Aşkta kaçan mı yoksa kovalayan mı kazanır? | Engin | Anketler | 13 | 12.03.09 11:16 |